Endometriozis – Doç.Dr. Onur Topçu

Endometriozis

Endometriozis, en çok ilgi duyduğum, araştırmalar yaptığım, konferanslar düzenlediğim jinekolojik hastalıkların başında gelmektedir. Endometriozis hastalığının ülkemizde bilinirliğini, farkındalığını arttırmak için oldukça çaba harcamış bir hekimim. Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek, sadece Endometriozisi ve Kronik Pelvik Ağrısı olan hastalar ile ilgilenen merkezi Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 2017 yılında kurdum ve 2019 yılına kadar da bu merkezin direktörlüğünü yürüttüm.

(Milliyet Gazetesi: Ankara’da Endometriozis Polikliniği Açıldı)

O dönemde yüzlerce Endometriozis hastasının tetkik, tedavisini ve ameliyatlarını gerçekleştirdim. Bu merkezi kurmamı sağlayan en önemli motivasyon kaynağım, Endometriozis hastalarının oldukça sahipsiz kaldığını gözlemlemem ve ileri derecede cerrahi tecrübe gerektiren Endometriozis cerrahisinin optimal olarak gerçekleştirilmesini sağlamaktı.

Sadece toplumda değil, hekimlerde de bu hastalığının farkındalığı az olduğundan, farkındalığı arttırmak için birçok sosyal sorumluluk projeleri ve eğitimlerin düzenlenmesine katkıda bulundum ve katkıda bulunmaya devam etmekteyim.

Doç. Dr. Onur Topçu - Endometriozis

 

Endometriozis hastalığının halk arasında en iyi bilinen formu, endometrioma adını verdiğimiz, çikolata kisti olarak bilinen halidir. Aslında çikolata kistleri endometriozis hastalığının yumurta üzerinde olan halidir. Diğer endometriozis formlarından farkı, çikolata kistlerinin yumurta rezervini azaltabilmeleridir. Kadınlara, endometriozis hastalığı tanısı, genelde bu kistlerin ultrason ile görülmesi ile konulur. Endometriomalar (çikolata kistleri), ultrason ile kolayca tanınabilmektedir, bunun nedeni çikolata kistlerinin ultrasonda tipik görüntülerinin olmasıdır.

(Çikolata Kisti ve Tedavisi sayfamı incelemek için burayı tıklayınız.)


Aşağıda paylaştığım, Endometriozis hastalığı ile ilgili bilgilendirici yazımı okuyabilirsiniz.

Endometriozis Hastalığının İsmi Nereden Gelmektedir?

Endometriozis hastalığının ismi, endometrium yani rahmin en iç zarının ismi ile –esis kelimesi, yani benzer veya meydana gelmek anlamında olan Latince bir kelimenin birleşmesinden oluşmuştur. Endometriozis; rahim dokusuna benzer, rahim dokusundan meydana gelen, anlamına gelmektedir. Endometriozis hastalığı; Sampson teorisinde anlatıldığı gibi, regl (adet) sırasında dökülen endometriumun yani rahmin en iç tabakası hücrelerinin, karın içine geri akım ile geçmesi ve burada hayatta kalmayı başarması ve burada yaptığı birtakım değişiklikler sonucunda endometriuma benzer hücrelerin oluşması sonucu meydana gelmektedir.

Endometriozis hastalığına neden olan bu ektopik endometrium dokusunun en önemli besin kaynağı kadınlık hormonu olan östrojendir. Östrojen hormonu ilk adet sonrası kadınlarda salgılanmaya başlanıp, menopoz döneminde salınımı oldukça azalmaktadır. Bu nedenle Endometriozis hastalığı en sık 15-49 yaşlar arasında, kadınlık hormonun yüksek olduğu dönemde görülür. Endometriozis hastalığı üreme çağındaki kadınlarda görülen sık hastalıklardan biridir. Üreme çağındaki her 10 kadından birinde Endometriozis hastalığı görülmektedir.

Endometriozis hastalığının en sık başlangıç semptomu kadınlarda görülen dismenore, yani adet sırasındaki ağrıdır. Bu yüzden adet ağrılarını normal kabul edip, bir jinekoloğa başvurmamak Endometriozis hastalığının tanısında gecikmeye neden olmaktadır. Yapılan çalışmalarda tüm dünyada Endometriozis hastalığının tanısının 7 ile 10 yıl arasında geciktiği tespit edilmiştir.

Endometriozis hastalığı sadece adet ağrısı ile başlayıp, zamanla adet dönemi dışında kasık kısmında şiddetli ağrılara da neden olabilmektedir. İleri formlarında cinsel ilişki sırasında ağrıya, idrar yaparken ağrıya ve büyük abdest sırasında ağrıya neden olabilir. Hatta endometriozise bağlı ağrı, bazı durumlarda o kadar şiddetli olabilir ki, bu duruma kusma, şiddetli karın ağrısı eşlik eder ve birçok hasta akut apendisit zannedilip, apendisit ameliyatı geçirir.

Endometriozis hastalığı ağrı dışında ne yazık ki infertiliteye (yani kısırlığa) neden olabilmektedir. İnfertiliteye neden olan mekanizmalar tam olarak bilinmemesine rağmen, endometriozis hastalığının yaptığı inflamasyonlar, çikolata kisti, yapışıklıkların kısırlığa neden olabileceği varsayılmaktadır.

Endometriozisin neden bazı kadınlarda görülüp bazılarında görülmediğine dair kanıtlar yeterli değildir. Tek yumurta ikizlerinde bile, ikizlerden birinde endometriozis hastalığı görüldüğünde, diğer ikizde endometriozis hastalığı %52 oranında görülmektedir. Bu durum genetik yatkınlığın endometriozis hastalığının gelişmesinde birçok faktörden sadece biri olduğunu göstermektedir.

Endometriozis Hastalığında Tedavi

Endometriozisi olan hastalarıma hep şu örneği vermekteyim. Nasıl diyabet veya hipertansiyon hastalığı ilaç kullanıldığında kökünden tedavi edilemiyor, ilaç kullanıldığı sürece diyabette kan şekeri ve hipertansiyonda kan basıncı kontrol altında tutuluyorsa, endometriozis hastalığı ve bu hastalıkta kullanılan ilaçlar da benzer özelliklere sahiptir. Bu durumun bilinilmesi, hastalık takibi, tedavi süreci ve cerrahi tedavi açısından faydalı olacaktır.

Her endometriozis hastasının şikayeti, beklentisi, yaşı, yumurta rezervi, çocuk isteme durumu, ağrı şiddeti aynı olmadığından endometriozis hastalığında tedavi mutlaka bireyselleştirilmelidir. Endometriozis hastaları bu konuda kendini yetiştirmiş, tecrübe edinmiş hekimler tarafından takip edilmeli, tedavileri uygulanmalıdır.

Endometriozis hastalığı ile ilgili daha detaylı bilgileri aşağıdaki videolarımda bulabilirsiniz.

 


Sağlıkla kalın…

Doç. Dr. Onur Topçu
Kadın Hastalıkları – Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

WhatsApp chat
Şimdi Ara!
Yol Tarifi