Endometriozis – Doç.Dr. Onur Topçu

Endometriozis

    Endometriozis

    Rahim içi dokusunun olması gerektiği yer haricinde vücudun diğer alanlarında büyümesi olarak tanımlanan endometriozis, en çok 15- 49 yaş aralığındaki, üreme çağındaki kadınlarda görülmektedir. Üremenin aktif olarak devam ettiği sürece endometriozis hastalığı da devam edecektir. Üretkenlik çağındaki kadınları etkileyen ve sebebi tam olarak tespit edilmemiş bir jinekoloji hastalığı olarak nitelendirilen endometriozis, üreme sistemini de doğrudan etkilemekte ve infertiliteye sebep olabilmektedir. Ankara endometriozis tanısı, teşhisi ve tedavisi alanında hizmet veren Doç. Dr. Onur Topçu; endometriozise dair önemli bilgileri “Endometriozis” başlıklı bu makalesinde paylaşmıştır.

    Endometriozis Nedir? Endometriozis Ne Demek?

    İsmini her ay adet kanaması sırasında gelişen ve dökülen endometrium dokusundan alan endometriozis, bir kadın hastalığıdır. Ağrı, kısırlık ve çeşitli problemleri beraberinde getiren endometriozis, henüz kesin olarak keşfedilebilmiş ve tedavi edilebilir bir hastalık değildir. Bu nedenle; endometriozis tanısı koymakta tedavisini yapmakta kadın doğumcular için zor olabilmektedir. Ancak; hastanın tıbbi öyküsü dinlendiğinde, gerekli testler yapıldığında ve gerekli cerrahi işlemlere başvurulduğunda ise endometriozis tanısı koyulabilmekte ve tanıya göre de tedavisi yapılabilmektedir.

    Endometriozis, Neden Kadınları Etkiliyor?

    Endometriozis hastalığının yalnızca kadınlarda görülmesinin sebebi kadın fizyolojisidir. Yani; her ay adet döngüsüne sahip olmak, endometriozisin temel şartıdır. Her ay adet kanamasını taklit eden endometriozis hastalığı, kaynağını “adet kanaması içerisinde olan endometrial dokulardan” alır ve rahim başta olmak üzere uterus dışındaki birçok alanda da endometrial doku oluşumunu tetikler.

    Endometrial dokuların gelişip büyümesi ise kadınlarda ağrı ve kısırlığa sebep olabildiği gibi çeşitli problemleri de beraberinde getirebilmektedir. Endometrial büyümeler sıklıkla; yumurtalıkları, rahim bağlarını, yumurtalık kanallarını, rahmin dış yüzeyini ve karın zarı arkasını tutabilmektedir. Ayrıca yine endometrial dokular; bağırsaklarda, karında daha önceden yapılmış kesilerin çevresinde, mesanenin üstünde, akciğerde, kollarda, vajinada, servikste de görülebilir ve her adet döneminde “hormonlara” cevap verebilirler.

    Uterus dışında yer alan bu endometrial dokuların vücuttan çıkması için bir yol da yoktur. Bazı durumlarda fazla büyüyen endometriozis dokular, patlamakta ve yeni alanlara yayılabilmektedir. Bağırsakların içinde ya da yanında olan endometrial dokular sebebiyle yapışıklıklar görülebilirken aynı zamanda kanama ya da tıkanma vakaları ile de karşılaşabiliriz. İdrar kesesi üzerine yapışan endometrial dokular, idrar fonksiyonlarına mani olacağı için idrar kesesiyle ilgili şikâyetlerin oluşmasına zemin hazırlayabilirler.

    Endometriozis Neden Olur?

    Endometriozisi tetikleyen unsurlar, hala tam olarak ortaya konamasa da genel olarak risk faktörleri belirlenebilmiştir.

    Genel olarak endometriozisi şu durumlarda görebiliriz;

    • Genetik yatkınlıkta
    • Geriye doğru adet görme olgularında
    • Zayıf bağışıklık sistemine sahip olan kişilerde
    • Çevresel faktörlerde

    Fakat endometriozisi tek bir faktör değil birden fazla faktörün birleşmesi ile de görebiliriz. Örneğin;

    • Erken adet gören kişiler
    • Sık, fazla ve uzun adet döngüleri olan kişiler
    • Geç yaşta menopoza giren kişiler
    • Beyaz ırk olan kişiler
    • İnfertilite tanısı almış kişiler
    • Doğuştan rahim anomalisine sahip olan kişiler
    • Yağlı yiyeceklerle beslenen kişiler
    • Zayıf ve uzun boylu kişiler
    • Sarışın ve kumral kişiler
    • Ailede endometriozis tanısı almış kişiler de endometriozis riski taşıyan kişilerdir. Ancak tek başına sarışın ya da kumral kişilerin endometriozis hastası olabileceğini söylemek yanlıştır. Sarışın ya da kumral kişilerde görülme sıklığı yüksek olan endometriozis hastalığı için birden fazla işaret aranır ve tanı, gerekli testlerden sonra konur.

    Endometriozis Belirtileri

    Endometriozis hastalığının nedeni henüz tam olarak ortaya konamasa da belirtilere bakarak endometriozisin tanısı koyulabilir.

    • Adet dönemi öncesi ve sırasında ağrı şikâyeti ( ancak acilde iğne ile giderilebilen ağrılar)
    • Seksüel aktivite esnasında başlayan ağrıların daha sonra da devam ediyor olması
    • İlişki sonrasında ağrıya ek olarak aşırı ve düzensiz kanamalar
    • Kronik yorgunluk
    • Ağrılı bağırsak hareketleri
    • Periyotlar halinde alt karın ağrısı yaşıyor olmak gibi birçok şikâyet; endometriozis belirtisi olarak karşımıza çıkabileceği gibi diğer jinekolojik hastalıkların da belirtisi olabilir. Zira; endometriozis bazen hiçbir semptoma sebep olmaz ve bazen de tek belirtisi sebepsiz infertilitedir.

    “Her şiddetli adet ağrısı yaşayan kişide ise endometriozis vardır” düşüncesi ise son derece yanlış olmakla birlikte şüphelenilmesi gereken bir durumdur. Zira, endometriozise bağlı ağrıların kaynağı “prostaglandinler” olabilmektedir. Ancak her adet döneminde yaşanılan ağrıyı, endometriozise bağlamak doğru değildir. Ağrının sebebi kimi zaman enfeksiyon, miyom ya da kistler olabilmektedir.

    Endometriozis Teşhisi Nasıl Konur?

    Endometriozis teşhisi koyulan hastaların hiçbirisi ilk etapta endometriozis hastası olarak değerlendirilmez. Yaşanılan şikâyetler, görülen semptomlar ve test sonuçları ile ekarte edilen tüm jinekolojik hastalıklar sonucunda sebebi bilinemeyen şikâyetler için endometriozis düşünülebilir. Şikâyetlerin dinlenmesi, jinekolojik muayenenin yapılması ve ultrasonografi ile değerlendirilmenin sonucunda ise MR gibi görüntüleme yöntemleri de alındığında endometriozis teşhis edilebilmektedir. Laparoskopi ise endometriozis odaklarının görüldüğü ve hastalığın net olarak teşhis edildiği bir teşhis yöntemidir.

    Pelvis yan duvarları başta olmak üzere overlerin yani tüm yumurtalıkların yüzeyleri, mesanenin ve bağırsak yüzerlerinin kontrol edilebildiği laparoskopi ameliyatında gerekli görülür ise “doku örneği” yani biyopsi de alınabilmektedir. Hücre yüzey antijeni olan CA-125 testi ile endometriozisin tanısı ve takibi de sağlanacaktır. Özellikle endometriozis hastalığı olan kadınlar, menstürasyon sırasında CA-125 düzeyi iki ya da üç kata kadar yükselebilmektedir. Bu nedenle, tüm tanı yöntemlerine ek olarak mutlaka CA-125 düzeyine bakılır.

    Endometriozisin Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Endometriozis tanısı almış hastalara uygulanacak tedaviler; medikal, cerrahi ya da her ikisini içeren kombine tedaviler olabilir. Endometriozis hastalığının tedavisinde ilk basamak laparoskopi ile hastalığın tanınması olabileceği gibi CA-125 antijenlerin, hormon düzeylerin ve görüntüleme tetkiklerin sonuçları da olabilir. Burada hastanın yaşı, hikâyesi, semptomları ve çocuk isteği değerlendirilir. Pelvik ağrıdan yakınması olan kişiler için genelde diagnostik laparoskopi yapılır ki bu hem teşhis hem de tedavi etme olanağı sağlar.

    Endometriozisin ilaçla tedavisi ise günümüzde sıklıkla uygulanmaktadır. Ancak bazı durumlarda hem cerrahi yöntemler hem de medikal tedaviye gerek duyulabilir.

    Medikal Tedavi

    Adezyon sayısı az ve gebelik istemeyenlerde sıklıkla uygulanan tedavi seçeneği medikal tedavidir. Hormonlarla tedavi anlamına gelen bu tedavi yönteminde yumurtlama “uzun süreli” durdurulur. Doğum kontrol haplarını, progesteron hormonu türevlerini, GnRH agonistlerini içeren hormonal tedaviler; bazı kadınlar da yan etkilere sebep olabilmektedir. Bu nedenle; endometriozis tanısı koyarken bu tedavi yönteminin işe yarayıp yaramayacağı ve yan etkileri, doktor tarafından mutlaka değerlendirilmelidir.

    Kısırlık (İnfertilite) Tedavisi

    Gebelik istemi olan endometriozisli hastalarda bekleme tedavisi, tüp bebek tedavisi veya cerrahi tedavi uygulanabilir. Dikkat edilmesi önemli olan konu, burada endometriozisi olan kadınlarda gebelik için yapılacak olan tedavinin bireyselleştirilmesidir. Burada hekimin tedavi kararını kadının yaşı, ağrının şiddeti, yumurta rezervi etkilemektedir. Bu nedenle endometriozis tanısında, teşhisinde ve tedavisinde uzmanlaşmış doktorlar ile bu süreci yönetmek son derece önemlidir. Gebelik isteniyor ise bu bilgi doktora verilmeli ve tedaviler bu doğrultuda planlanmalıdır. Nedeni henüz bilinmeyen ve birden fazla kuram ile açıklanmaya çalışan endometriozis için “sabır” çok önemli. Sizi gerçekten dinleyen ve semptomlarınızı izleyen uzman bir kadın doğum doktoru, endometriozis için gerekli tanı ve teşhis planlamasını yapar ve en iyi endometriozis tedavisi seçeneğini uygular.

    Ankara’da uzun yıllardır endometriozis teşhisi ve tedavisi için sizlere hizmet veren Doç. Dr. Onur Topçu ile de görüşebilir ve kısa sürede tanı alarak, tedavi için hazırlıklara başlayabilirsiniz.

    WhatsApp chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi